TÜRKİYE'NİN 2053 NET SIFIR HEDEFİ DOĞRULTUSUNDA HAYATA GEÇİRİLECEK EMİSYON TİCARET SİSTEMİNDE MEVZUATIN BU YIL TAMAMLANMASI VE PİLOT UYGULAMANIN BAŞLATILMASI PLANLANIYOR. SİSTEMLE SERA GAZI EMİSYONLARININ PİYASA TEMELLİ BİR MEKANİZMA İLE AZALTILMASI AMAÇLANIYOR.

Emisyon Ticaret Sistemi

Türkiye, yeşil dönüşüm sürecinin temel yapı taşlarından biri olarak görülen Emisyon Ticaret Sistemini (ETS) hayata geçirmeye hazırlanıyor. Anadolu Ajansı'ndan Mert Davut'un 2026-2028 dönemini kapsayan Katılım Öncesi Ekonomik Reform Programından derlediği bilgilere göre, ETS kapsamında bu yıl mevzuat düzenlemeleri tamamlanacak ve pilot uygulama süreci başlatılacak. Yüksek sera gazı salımına sahip çimento, demir-çelik, kimya ve alüminyum gibi sektörleri kapsaması öngörülen sistemle, emisyonların azaltılması ve temiz teknolojilere geçişin hızlandırılması hedefleniyor. Bu çerçevede, sera gazı emisyonlarına üst sınır getirilmesi ve bu sınır dahilindeki emisyon izinlerinin piyasada alınıp satılmasına imkân tanınması planlanıyor.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının (SKDM) bu yıl uygulama dönemine geçmesiyle hız kazanan çalışmalar sonucunda, ETS'nin uluslararası karbon fiyatlandırma sistemleriyle uyumlu bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor. Bu doğrultuda Türkiye ETS'sinin, AB Emisyon Ticaret Sistemi ile uyumlu şekilde tasarlanması öngörülüyor. Planlamaya göre, Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) tarafından geliştirilen ETS Piyasası Yönetim Sistemi Platformu test ortamında çalıştırılacak, İşlem Kayıt Sistemi'nin güvenlik testleri ise bu yıl tamamlanacak. Ayrıca emisyon izleme, raporlama ve doğrulama süreçlerinin EPİAŞ altyapısına entegre edilmesi sağlanacak. Sisteme dâhil olacak tesislere yönelik eğitimlerin ve çevrim içi rehberlerin de bu yıl tamamlanması planlanıyor.

Pilot uygulamanın 2027 yılında da sürmesi, sürecin planlandığı şekilde ilerlemesi halinde ise 2028'de ETS'nin birinci uygulama döneminin başlatılması hedefleniyor. Bu dönemde sistemin sektörler üzerindeki etkileri detaylı şekilde değerlendirilecek. Programda yer verilen analizlere göre, ETS'nin devreye girmesiyle SKDM kaynaklı maliyetlerin önemli ölçüde azaltılması bekleniyor.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle yapılan çalışmada, SKDM nedeniyle 2027 için öngörülen 138 milyon avroluk maliyetin ETS ile 56 milyon avroya, 2032 için hesaplanan 2,6 milyar avroya yakın maliyetin ise yaklaşık 1,1 milyar avroya düşebileceği belirtiliyor. Dolayısıyla Türkiye'nin ETS ile karbon maliyetlerini içselleştirerek elde edilecek gelirleri düşük karbonlu kalkınmayı hızlandırmak için kullanması ve bu sayede 2053 net sıfır emisyon hedefi yolunda önemli bir eşik aşaması öngörülüyor.