YAPAY ZEKÂ GÜNÜMÜZDE SADECE TEKNOLOJİ GÜNDEMİNİ DEĞİL, PSİKOLOJİ DÜNYASINI DA DERİNDEN ETKİLİYOR. AKILLI ALGORİTMALAR, SOHBET ROBOTLARI, HATTA TERAPİST GÖREVİNİ ÜSTLENEN YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ UYGULAMALAR İNSAN ZİHNİYLE KARMAŞIK BİR DANSA TUTUŞMUŞ DURUMDA...
Yapay zekâ ile dertleşenlerin sayısının hızla artarken, bu dertleşmenin gizli tehlikeler içerebildiğini belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi’nden Uzman Psikolog Meysenaz Koser, “Sosyal medya algoritmalarının bizim ne istediğimizi bizden önce bilmesi, duygularımıza cevap veren sanal asistanlar ve ‘terapi botları’ günümüzde sıradanlaştı. Bazı kullanıcılar, yapay zekâ ile kurdukları etkileşimi bir ‘dijital dostluk’ olarak tanımlıyor. Hatta yalnızlık hissini azalttığını söyleyenlerin sayısı hiç de az değil. Ancak bu durum iki ucu keskin bir bıçak. Zamanla yalnızlaşmadan depresyona dek birçok tehlikeye neden olabilir.” diyor.
DUYGULARINIZI HİSSETTİĞİNİ SANMAYIN
Öncelikle, unutulmamalı ki yapay zekânın yanıtları derin psikolojik destek yerine asla geçmez. Terapi veya psikolojik yardım sadece insanla yapılır. Zekâ modelinin tavsiyeleri yüzeysel ya da genelleyici olabilir. Yapay zekâ sorularınıza istediğiniz uzunlukta ve ayrıntılarla yanıt verse de sizin yaşadığınız deneyimin anlamını tam olarak kavrayamaz. Her bireyin ruhsal deneyimi eşsiz ve derinliklidir, bu derinliğin tamamı algoritmalarla kapsanamaz. Yapay zekâ duyguları anlayabilir ama hissetmez, gerçek empati kuramaz. Sizi destekleyici görünse de bu bir programlanmış yanıttır, içtenlik değil. Unutmayın, duygularınız “analiz edilecek veri” değil, sizin yaşanmışlıklarınız ve ruhunuzun derinliklerinde hissettiklerinizdir. Uzman Psikolog Meysenaz Koser, “İnsan ruhu canlı ilişkilerle iyileşir; yüz yüze temas, jest, ses tonu, göz teması gibi. Yapay zekâ ile 85 • ARALIK 2025 kurulan bağlar tek taraflı ve yapaydır. Kişi, yapay zekâ ile geçirdiği zamanın tatmin edici olduğunu düşünerek gerçek insan ilişkilerinden uzaklaşabilir. Sosyal bağlar zayıflayıp, aile, arkadaş ya da iş çevresindeki etkileşimlerde azalma yaşanabilir.” diyor.
SANAL SOHBETLER ALIŞKANLIK HALİNE GETİRİLMEMELİ
Sadece yapay zekâya dert anlatmak, alışkanlık haline gelirse sosyal kaçınmayı ve yalnızlığı artırabilir. Oysa insanlarla bağ kurmak hâlâ ruh sağlığının temelidir. Üstelik yapay zekâ ile kurulan ilişkide geri bildirimlerin her zaman olumlu ve kabul edici olması, kişiyi gerçek dünyadaki normal çatışmalara karşı savunmasız bırakabilir. Gerçek hayattaki reddedilmeler daha ağır hissedilebilir. Yapay zekâya anlattıklarınızla geçici bir rahatlama hissedebilirsiniz. Ama asıl ihtiyaç duyduğunuz şey, karşılıklı, anlayan bir bilinçtir. Unutmayalım; yapay zekâ bir araçtır. İnsan olmak, duyguları hissetmek ve paylaşmakla ilgilidir.
GİZLİLİĞE VE ZAMAN KAYBINA DAİR BİLİNÇLİ OLUN
“Sanal arkadaşınızla” kendi duygularınızı paylaşırken kişisel veri güvenliğine de mutlaka dikkat etmelisiniz. Anlattığınız her şey gelecekte işlenebilecek bir veridir. Öte yandan, yapay zekâ ile geçirilen aşırı süre, kişinin kariyeri, eğitimi ya da kişisel gelişimi için ayırabileceği zamanı azaltabilir. Uzman Psikolog Meysenaz Koser, “Kişi zamanla yapay zekâya duygusal olarak bağımlı hale gelebilir. Bu da teknolojiden kopamama ve yalnız kaldığında aşırı stres hissetme gibi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca zamanla ortaya çıkabilen ‘beni anlayan tek şey bir makine’ düşüncesi, kişiyi yalnızlık ve depresyona sürükleyebilir.” uyarısında da bulunuyor.
