TÜRKİYE’NİN SINIR KOMŞUSU VE DERİN TARİHİ BAĞLARIMIZIN OLDUĞU BULGARİSTAN, GÜNÜMÜZDE AB ÜYESİ OLARAK EKONOMİK GELİŞİMİNİ SÜRDÜRÜYOR VE TÜRKİYE’NİN EN GÜÇLÜ TİCARİ ORTAKLARINDAN BİRİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR. DERİN BİR EKONOMİK KRİZ İÇİNDEKİ AB’NİN AKSİNE SON ÜÇ YILDIR ORTALAMA YÜZDE 3,5 BÜYÜYEN ÜLKENİN 2026’DA DA BÜYÜME HIZINI KORUMASI BEKLENİYOR. ANALİZLER, MAKİNE TİCARETİNDE TÜRKİYE İLE YAKIN TİCARİ BAĞLARI OLAN ÜLKEDE HÂLÂ ÖNEMLİ BİR POTANSİYEL OLDUĞUNU ORTAYA KOYUYOR.
Dünyanın 70’inci büyük ekonomisi olan Bulgaristan, Balkanlar’ın coğrafi merkezi konumundadır. Bulgaristan ekonomisi, serbest piyasa koşullarına göre işleyen, dışa açık, özel sektörü orta düzeyde gelişmiş bir ekonomidir. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre ülkenin 2026 yılı GSYİH büyüklüğünün 142,2 milyar dolara yükselmesi beklenirken, ülke Dünya Bankası “İş Yapma Kolaylığı” endeksinde de 61’inci sıradaki yerini korumaktadır. Resmi dili Bulgarca olan ülke Kiril alfabesini kullanmaktadır. 1 Ocak 2026 itibarıyla Euro Bölgesi’ne katılarak resmi para birimini avro olarak değiştirecek olan ülkede iş gücüne katılım oranı yüzde 55 seviyesindeyken, işsizlik ise yüzde 3 seviyesinde ilerlemektedir. İstihdamın yüzde 75’i hizmetler sektöründe iken yüzde 22,5’i sanayi sektöründe, yüzde 2,5’si ise tarım sektöründe yer alır. 2026’da yüzde 3,1 büyümesi beklenen Bulgar ekonomisinin 2024 yılı ihracatı 47,6 milyar dolar olarak kayda geçerken, ithalatı ise 53,8 milyar dolar olmuştu. Türkiye ile yakın ticari ilişkileri bulunan ülkenin 2024’te Türkiye olan ticareti ise 8 milyar dolar sınırına yaklaşmıştı.
TARİHİ BAĞLARIMIZ ÇOK GÜÇLÜ
Modern Bulgaristan topraklarında bilinen en eski toplumlardan biri, MÖ 6.500 yılına tarihlenen Karanovo kültürü ve Hint-Avrupa kökenli bir kavim olan Traklar’dır. Bulgarlar ise Göçebe Türk kavimleriyle birlikte Orta Asya’dan Avrupa’ya yönelen göç dalgalarıyla bölgeye ulaşmıştır. Bulgarlar ilk olarak Karadeniz ile Hazar Denizi arasındaki bölgeye yerleşmiş, ardından 4’üncü ve 5’inci yüzyıllarda Kafkasya ve kuzeyine, daha sonra da 7’nci yüzyılda Avarlara tabi olarak Avrupa’ya yönelmiştir. Roma ve Bizans İmparatorluğu egemenliğindeki uzun dönemin ardından bölgede ilk Bulgar İmparatorluğu 681 yılında Kağan Asparuh komutasında kurulmuştur. 9’uncu yüzyılda devletin iki ana unsuru olan Slavlar ve Bulgarlar giderek bütünleşmiş, yine aynı yüzyılda Hristiyanlığın resmî devlet dini olarak benimsenmesiyle devletin Avrupa’daki konumu pekiştirilmiştir. 14’üncü yüzyılda Türklerin Rumeli’ye geçişiyle birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olan Bulgaristan, 19’uncu yüzyılda, Balkanlar’ın tümünde olduğu gibi ulusal kurtuluş hareketinin başlaması ve 1878’deki Osmanlı-Rus Savaşı ile bağımsızlığını kazanmıştır. İki Dünya Savaşına da katılan ve ikisinden de yenik ayrılan Bulgaristan, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Balkanlar’da ilerleyen Sovyet ordusunun yardımıyla, Georgi Dimitrov önderliğinde sosyalist rejime geçmiş ve Soğuk Savaş yıllarında Varşova Paktı’nın üyesi olmuştur. Doğu Bloku’nun yıkılışıyla birlikte 1989’dan sonra demokratik bir düzene ve serbest piyasa ekonomisine geçen ülke, 2004’te NATO’ya, 2007 yılında ise AB’ye katılmıştır.


BATI İLE ENTEGRASYON KALKINMAYI HIZLANDIRDI
Bulgaristan, Soğuk Savaş sonrası dönemde yeniden yön verdiği ekonomi politikalarıyla gelişmekte olan bir ekonomik yapıya sahiptir. Ülke, merkezi planlı ekonomiden açık pazar ekonomisine geçerken, Avrupa Birliği ve NATO üyelikleriyle Batı entegrasyonunu güçlendirmiştir. 1990’ların sonunda başlatılan yapısal reformlar ve para kurulunun kurulması ile ülkede yaşam standardı yükselmeye başlamıştır. Bulgaristan, cari fiyatlara göre, 2025 yılı itibariyle 190 ülke arasında dünyanın 66’ncı büyük ekonomisidir. Özellikle 1990’ların başlarından itibaren liberal ve dışa açık bir ekonomi anlayışı ile hareket eden Bulgaristan, yine de kişi başı 23 bin dolar civarındaki yıllık ortalama gelirle, 2007’de üye olduğu AB ülkeleri içerisinde nispeten yoksul ülkeler arasında yer almaktadır. Ülke, son 10 yılda yakaladığı ortalama yüzde 2, son üç yıldaki ortalama yüzde 3,5 büyüme oranlarıyla ekonomik alandaki olumlu ama yavaş seyrini sürdürmektedir. Sabit fiyatlara göre 2025’te yüzde 3,1 oranında büyümesi beklenen GSYİH’nin, 2026 yılında da yüzde 3,1 oranında büyüme kaydetmesi öngörülmektedir. Bulgar ekonomisi büyük oranda hizmet sektörüne dayalı olup, istihdamın ve millî gelirin dörtte üçte bu alandan karşılanmaktadır. Sanayi sektörü yeterli düzeyde olmayıp özellikle tesis ve teçhizatın yetersiz oluşu en önemli sorun olarak öne çıkarken, ülke sanayisi büyük oranda doğal kaynaklara dayalıdır ve güçlü biçimde öne çıkan bir sanayi kolu bulunmamaktadır.
SANAYİSİ GELİŞİYOR
Ülke toprakları iklim, su kaynakları ve yüzey şekilleri bakımından tarıma elverişli olmasına karşın tarım sektörü ülke ekonomisi bakımından hayatî bir önem arz etmez. Tarım sektörünün Bulgaristan ekonomisindeki payı 2023 yılında yüzde 2,9 ve 2024 yılında yüzde 2,5 olarak gerçekleşmiştir. Bulgaristan İstatistik Enstitüsü verilerine göre 2019-2024 döneminde tarım sektörü yıllık çıktısı 3,92 ila 6,46 milyar avro arasında seyrederken, 2024 yılında tarım sektörü çıktısı yıllık bazda yüzde 13,6 azalarak 4,68 milyar avro seviyesinde gerçekleşmiştir. Sanayi ekonomisi ise ülke GSYİH’sinin yüzde 22,5’ini oluşturur. İmalat sanayisinde yaklaşık 370 bin kişiye istihdam sağlayan 24,5 binin üzerinde şirket faaliyetteyken, Bulgaristan sanayinde önemli sektörler arasında otomotiv ve elektronik ilk iki sıradadır. Bulgaristan ihracatının yüzde 11’i de elektronik sektörü tarafından gerçekleştirilir. Diğer yandan metalürji sektörü de Bulgaristan ekonomisine önemli katkısı olan sektörlerdendir. Sektör, ülkenin mal ihracatının yaklaşık yüzde 12 ila yüzde 15’ini oluşturur. 1.000 civarında firmanın faaliyette bulunduğu makine sektöründe ise ülkede yaklaşık 30 bin kişi istihdam edilmektedir. Sektörün ülke ihracatına katkısı yüzde 4 civarındayken üretilen ürünlerin üçte ikisinden fazlası Avrupa pazarında satılmaktadır.


DIŞ TİCARETİNDE AVRUPA İLK SIRADA
Bulgaristan’ın dış ticaret hacmi 2024’te 47,6 milyar doları ihracat, 53,8 milyar doları ithalat olmak üzere toplam 100 milyar doların üzerinde gerçekleşmiştir. Başlıca ihracat kalemleri elektrikli makine ve ekipmanlar, bakır ve bakırdan eşya, mineral yakıtlar ve yağlar, makine ve aksamları ile tahıl ürünleri olan ülkenin ithalatında öne çıkan ürün grupları ise mineral yakıtlar ve yağlar, elektrikli makine ve ekipmanlar, makine ve aksamları, otomotiv ve yan sanayisi ile maden cevherleri olarak sıralanmaktadır. Bulgaristan’ın dış ticaretteki partnerleri genellikle Avrupa devletleri olup, en önemli ticari ortak, ithalat ve ihracatta Almanya’dır. Diğer önemli ticari ortaklar ise Romanya, İtalya, Türkiye ve Çin’dir. Ülkenin ithalatında Türkiye yüzde 9,3 pay ile üçüncü sıradadır.

İKİLİ TİCARET GÜÇLENİYOR
Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ilişkilerin köklü bir mazisi bulunmaktadır. Henüz 14’üncü yüzyılda Osmanlı hakimiyetine giren Bulgaristan, 1908 yılındaki tam bağımsızlığına kadar 500 yıl Osmanlı toprağı olarak kalmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Bulgaristan Doğu Bloku arasında yer alırken, iki ülke arasındaki ilişkiler Soğuk Savaşın sona ermesi ve ülkede sosyalist rejimin son bulmasının ardından hızla gelişmeye başlamış ve son yıllarda iki ülke dost ve müttefik hale gelmiştir. İki ülke arasındaki ticari ilişkiler de oldukça güçlü olup, Türkiye Bulgaristan’ın en önemli beş ticari partnerinden biridir. İki ülke arasındaki toplam dış ticaret hacmi 2017 yılında ilk kez 5 milyar dolar seviyesini aşmış ve 2024’te 4,7 milyar doları Bulgaristan’ın Türkiye’den ithalatı, 3,2 milyar doları Bulgaristan’ın Türkiye’ye ihracatı olmak üzere toplamda 7,9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Son yıllarda diplomatik ilişkilerin gelişmesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda ticari ilişkilerin daha da güçlenmesi beklenirken, Türkiye’den Bulgaristan’a ihraç edilen başlıca ürünler mensucat ürünleri, bakır cevheri, binek otomobil ve motorlu taşıtlar, demir-çelik, izole edilmiş teller, bakır teller, elektrik enerjisi, tekstil ürünleri ve hava araçlarıdır. Bulgaristan’dan ithal edilen başlıca ürünlerse petrol yağları, rafine edilmiş bakır ve alaşımları, işlenmemiş kurşun ve çinko, izole tel ve kablolar ve ayçiçeği tohumudur.

MAKİNE TİCARETİNDE POTANSİYEL HÂLÂ VAR
Ülkenin ekonomik verileri ve makine özelinde güncel ticaret rakamlarını incelediğimizde, BM İstatistik Bölümü verilerine göre Bulgaristan’ın makine ihracatının, 2024’te yüzde 7,7 azalarak 3,9 milyar dolar olarak kayda geçtiğini görüyoruz. Bulgaristan’ın en çok makine ihraç ettiği ülkeler sıralamasında ise ilk sırada 664 milyon dolarla Almanya, ikinci sırada 542 milyon dolarla Romanya ve üçüncü sırada 287 milyon dolarla Türkiye yer alıyor. Aynı dönemde Bulgaristan’ın toplam ihracatının 47,6 milyar dolar olduğunu ve makine ihracatının toplam ihracattan yüzde 8,3 pay aldığını da söyleyelim. Diğer yandan makine ithalatının, 53,8 milyar dolarlık toplam ithalattan yüzde 10,5 pay aldığı Bulgaristan’da, 2024’te yüzde 5,8’lik düşüşle 5,7 milyar dolar tutarında makine ithal edildi. BM İstatistik Bölümü verilerine göre Bulgaristan’ın en fazla makine ithal ettiği ilk 10 ülke listesinin ilk sırasında 1,2 milyar dolarla Çin yer alıyor. Listenin ikinci sırasında bulunan Almanya’dan 967 milyon dolar değerinde makine ithal edilirken, üçüncü sıradaki İtalya’dan 2024’te ithal edilen makinelerin değeri ise 547 milyon dolar oldu. Bu dönemde Bulgaristan'ın makine ithalatında dördüncü sırada yer alan Türkiye’den de yüzde 1,2’lik düşüşle 399 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. Bu veriyle, Bulgaristan'ın toplam 5,7 milyar dolarlık makine ithalatından 2024’te Türkiye’nin aldığı payın yüzde 7 oranında gerçekleştiğini; Bulgaristan'ın Türkiye’den yaptığı 4,7 milyar dolarlık toplam ithalat içinde makinenin payının ise yüzde 8,5 olduğunu söyleyebiliriz.

BULGARİSTAN İLE TİCARETTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
“Gospodin” ve Bayan 1. Ticari işlemlerde sözleşme yapılması önemli bir husustur. Bir ihtilaf halinde izlenecek prosedürün sözleşmede açıkça belirtilmesi önem arz etmektedir. Zorunlu olmamakla beraber sözleşmelerin Bulgar noterliklerinde imzalanması resmiyetini güçlendirir ve imzaların teyidi açısından yararlıdır. 2. İngilizce, Fransızca ve Almanca kullanımı yaygın olmakla beraber firmalarla temasta mümkünse Bulgarca bilen kişilerin kullanılması faydalıdır. 3. Ürün tanıtıcı Bulgarca katalog hazırlanması ve potansiyel alıcı firmalara dağıtılması firmalarımızın Bulgaristan’daki faaliyetlerini kolaylaştıracak ve başarılarını artıracaktır. 4. Satış sonrası hizmetin en az satışın kendisi kadar önemli olduğu göz önünde bulundurularak ürünle ilgili şikayetlerin takip edilmesi ve en kısa zamanda düzeltilmesi sağlanmalıdır. Bulgar pazarında hem memnuniyetin hem de hoşnutsuzlukların çok çabuk yayıldığı dikkat edilmesi gereken husustur. 5. İş görüşmelerinde Bulgarlar el sıkarlar ve doğrudan göz temasında bulunmaya önem verirler. İş yapılan kişilerle görüşmeler esnasında orta mesafenin korunması önemlidir. 6. Resmi etkinliklerde “Bay” ve “Bayan” şeklindeki hitaplar ile soyadı kullanılması genel kabul gören bir husustur. İnsanlara unvanlarıyla (eğer aşina iseniz) atıfta bulunmak veya soyadıyla birlikte Bay “Gospoja” kullanmak daha uygundur. Sadece arkadaşlar ve aile üyeleri birbirlerine ilk isimleriyle hitap ederler ve herkesin içinde birbirlerine sarılırlar veya öpüşürler. 7. Bir yabancı, iletişim daha gayrı resmi hale geldiğinde Bulgar meslektaşlarının her zaman liderliği almasına izin vermelidir. İş görüşmesinin başında kartvizit değişimi yapılır. Kartvizit üzerinde görev ve varsa akademik derece yazılması önemlidir. Bulgarlar için iş yaptıkları kişiyi iyi tanımaları esastır. Toplantıda bulunan kişilere isim ve unvanlarıyla hitap edilmesini kolaylaştırmak adına kartvizitlerin görüşme sırasında görünürde tutulması önerilir. 8. Bulgarlar diyalog halindeyken çok sayıda mimik ve jest yaparlar. Bulgarların bazen söylemek istediklerini ve gerçekte ima etmek istediklerini anlamak için duruşlarını, el kol hareketlerini ve vücut dillerini iyi incelemek gerekir. 9. Bulgarlar “evet” ve “hayır” için diğer kültürlerden farklı baş hareketleri yaparlar. Zira başın sağa-sola sallanması “evet”, yukarı-aşağı sallanması ise “hayır” anlamını taşır. Karışıklıkların önlenmesi için hareket yerine sözlü “evet” (Bulgarca “da”) veya “hayır” (Bulgarca “ne”) cevabı tercih edilmelidir. 10. Bulgarların konuşurken seslerini yükseltebilir. Ancak bu kızgınlık belirtisi değil anlattıkları konunun verdiği heyecandandır. Kaynak: Ticaret Bakanlığı, Bulgaristan İş Kültürü Sayfası 57 • ARALIK 2025 11. Bulgaristan’da kıyafet kodu Batılı standartlardan farklı değildir. Erkekler için takım elbise, kadınlar için takım, resmi elbise veya etek uygun kıyafet sayılır. Bulgarların bir atasözü “Kıyafetinizle karşılanır, zekanızla uğurlanırsınız.” der. Bu anlamda, agresif renkleri tercih etmemeli, toplantının/etkinliğin ruhu ile uyumlu kıyafet seçmelisiniz. 12. Bulgarlarla yapılan toplantılar öngörülen süreyi aşabilir. Misafirlerden dakik olmaları veya toplantı saatinden birkaç dakika önce gelmeleri beklenir. 13. Bulgar şirketlerinde kararlar yönetici tarafından alındığı için bütün müzakereler de yöneticilerle yapılır. Bulgar iş kültüründe hiyerarşi esastır. Ancak karar alma sürecine dâhil olan herkesin fikri önemli addedilir ve dikkate alınır. Nitekim yönetici, çalışanlarının ve ekibinin fikrini aldıktan sonra nihai görüş ve kararlarını şekillendirir. 14. Bulgarlar müzakerelerde esnek davranırlar. Şahsi fikir beyan etmekten kaçınmazlar. Kendilerine yöneltilmiş şahsi soruları sevmezler ancak kültürel ve sosyal konuları ele almaktan çekinmezler. Toplantıların başında Bulgarlar hemen sadede gelmeyi ve her şeyden önce asli ve kilit konuların konuşulmasını ister. İş bitince sizinle kahve-çay içmek ve şakalaşmak için de masada kalırlar. Görülmesi gereken yerler ve Bulgar mutfağından denenmesi gereken yemekler hakkında öneride bulunurlar. 15. Bulgarlar yüz yüze görüşmeleri severler. Bundan dolayı Bulgar partnerleri ve müşterileri ziyaret etmek, karşılıklı tanınmanın sağlanması ve uzun vadeli iş birliğinin tesis edilmesi açısından önemlidir. 16. İş hayatında gerçekleştirilen toplantıları müteakip öğle veya akşam yemekleri yenilmesi sıkça rastlanan bir durumdur. Bu iş yemekleri sadece bir anlaşmaya varmak için değil, aynı zamanda ziyaretçinin hoş karşılandığından emin olmak ve gelecekte muhtemel iş birliğinin testi için de yapılır. 17. Yemek davetinde bulunan kişinin hesabı ödemesi beklenir. Sofra adabında uyulması gereken bazı kurallar olmasına rağmen genellikle yemekte rahat davranılır. Davet eden kişinin davet edilene masadaki yerini göstermesi beklenir. Misafir ise saygı kuralları çerçevesinde daha yaşlı/ kıdemli kişinin oturmasını ve yemeğin başlangıcını koymasını bekler. 18. İş yaptığınız kişilere hediye vermek hassas bir konudur. Bulgar partnere verilecek hediyenin pahalı olmamasına dikkat edilmelidir. Hediye özgün, orijinal ve manidar olmalıdır. Örneğin, muhatabınızın çalışma odasında bulundurabileceği Türkiye’ye veya geldiğiniz bölgeye ait bir seramik, bakır işleme gibi bir hediye ile baklava ya da Türk lokumu uygun bir hediye olacaktır. 19. Bulgaristan’da şirketler Noel, Paskalya gibi büyük resmi ve dini bayramlarda partnerlerine hediye gönderir.
